Adalet Mah. 1593/1 Sk. No:63 Daire:20 Bayraklı / İzmir

Yerleşik Yargıtay kararları ve öğreti sadece sözleşmeye bağlı sorumluluğu değil tarafların sözleşme öncesinde de bir takım sorumlulukları olduğunu ifade etmektedir. Zira Alman Borçlar Hukukunda düzenleme olarak yer alan sözleşme öncesi sorumluluk Türk Hukukunda Yüksek Mahkeme ve öğreti görüşleriyle şekillenmiştir. Bu kapsamda Tüketici hukukunda da sözleşme öncesi sorumluluk esasına dayalı bir takım sorumlulukların olduğu söylenebilir. Aydınlatma yükümlülüğü, aldatıcı reklam yasağın sözleşme öncesi sorunluluğuna örnek gösterilebilir.   

Tüketici malı ve hizmeti nihai olarak tüketen kişi olduğundan birçok alanda tüketim faaliyetinde bulunacak ve satıcı kadar tecrübe ve bilgiye sahip olamayacaktır.  Bu sebeple şartlar değerlendirilirken tüketici lehine düşünmek de gerekecektir. Kanun gerekçesinde tüketiciyi koruma zorunluluğunun nedenlerinden biri de, tüketicinin ihtiyaç duyduğu bilgiye sahip olmamasından kaynaklanmaktadır. Kanun gerekçesi bunu bilgi asimetrisi olarak tanımlamaktadır. Sözleşme öncesi sorumluluk şartları olan taraflar arasında güven/sosyal ilişkinin bulunması, karşı tarafın kusurlu olması, zararın oluşması ve uygun illiyet bağını tüketici hukukundaki sözleşme öncesi sorumluluktaki gibidir.  

Satıcı ve tüketicinin arasında güven ilişkisin kurulması genelde tüketicin mal veya hizmet konusunda satıcı tarafından bilgilendirmeye başladığında oluşmaktadır. Bu bilgilendirme yüz yüze olabileceği gibi telefonla, internetle, reklamlar vasıtasıyla da olabilir. Örneğin giyim mağazasına giren bir tüketici, mağazadaki giyeceklerin en azından hukuk düzeni tarafından belirlenen standartlarda olduğunu kabul eder ve buna güven duyarak mağazaya girer. İşte bu güven ilişkisinden kaynaklı olarak satıcının öncelikle tüketiciyi mağazada koruma yükümlülükleri başlar. Daha sonra satıcı veya temsilcisi tarafından bilgilendirildikçe mal ve hizmet konusunda satıcının sorumlulukları başlamaktadır. Satıcı yanlış ve eksik bilgilendirme yaptıkça sorumluluk doğmaktadır. Burada satıcı kanun tarafından yapması gereken bilgilendirmeyi yapmadığında veya bu bilgilendirmeyi kanunda yazan şekil şartına göre yapmadığında sorumlu olacaktır. Yani borçlar hukukuna dayanan sözleşeme öncesi sorumluluktaki güven ilişkisi, tüketici hukukunda daha kolay kurulmuş olacaktır.

Satıcının kusurlu olması tüketici hukukundaki sözleşme öncesi sorumluluk şartlarından birisi olarak sayılabilir. Tabi burada kusur kasten, ağır veya hafif ihmalle olabilir. Kusur belirlenirken satıcıyı genel hukuktaki gibi orta halli bir kişi gibi dikkate alınmayacaktır. Burada satıcı, genellikle bu işi meslek edinmiş ve konusunda uzman kişidir. Bu sebeple 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununu madde 18/2 deki tacirin basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi kuralını satıcı içinde değerlendirebiliriz kanaatindeyim.  Bu sebeple satıcının yaptığı veya yapması gerekipte yapmadığı bütün davranışlar uzman bir kişi esas alınarak bakılacaktır.  Burada satıcı sadece davranışlarından değil daha önce yapmış olduğu reklam ve haksız ticari uygulamalardan da sorumlu olacaktır.

Tüketici hukukunda sözleşme öncesi sorumlulukta, sözleşmenin geçersizliğinden tüketici lehine veya satıcı aleyhine bazı haklar doğurmasından, tazminata kadar yaptırımlar mevcuttur.  Buna örnek olarak 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun satıştan kaçınma başlıklı 6’ ncı maddesi, tüketici kendisinde sözleşme öncesi bilgilendirme ve cayma hakkı başlıklı 23 ve 24’ üncü maddesi, konut finansmanı sözleşmesinde sözleşme öncesi bilgilendirme başlıklı 32/2, 33 maddeleri, ön ödemeli konut satış sözleşmesi başlıklı 40, 41 maddeleri, iş yeri dışında kurulan sözleşmeler başlıklı 47/3 ve 47/6 maddeleri, mesafeli sözleşmeler başlıklı 48/2 maddesi, devre tatil ve uzun süreli tatil hizmeti sözleşmesi başlıklı 50/4 maddesi, paket tur başlıklı 51/7 ve 51/10 maddeleridir.

Post Author: admin